İstanbul’un Fethi


İstanbul’un Fethi

İstanbul Hangi Tarihte Fethedildi?

Dünyada birçok kent gerek fiziksel konumları veyahut da siyasal konumları ile önemli özelliklere sahiptirler. Bazı dünya kentleri ise dini özellikleriyle ön plana çıkmaktadır. İstanbul ise bütün önemli özelliklerin kesişim noktasında olan bir kenttir. Asırlardır birçok devlet tarafından kuşatılan ama bir türlü ele geçirilemeyen kent döneminde Bizans’ın başkenti olma özelliğine sahiptir. Avrupa ve Asya arasında doğal bir köprü olan kent Osmanlının doğudaki ve batıdaki sınırlarının ise ortasında yer almaktadır. İstanbul birçok bilim insanına da ev sahipliği yapan; genel kültür seviyesi yukarılarda olan bir kent olma niteliğine sahiptir.

İstanbul Neden Dünya’nın Başkenti Olarak Nitelendirilir?

Dünya haritasından da görülebileceği üzere iki yakanın kesişiminde doğal bir boğaza sahip olan İstanbul, kara hava ve deniz ulaşımıyla Dünya’nın merkezinde konuşlanmıştır. Yeditepeli Şehir olarak da nitelendirilen İstanbul günümüzde Orta Doğudaki petrol kaynaklarıyla batılı ülkelerin arasındaki bir sınırdır. Yaklaşık 2000 yıldır konumunun özelliğini hiçbir zaman kaybetmeyen şehir her daim büyük devletlerin çıkar çatışmalarını yaşadığı bir odak noktası olmuştur. Bu savaşlar günümüze devasa büyüklükte bir tarihi miras bırakmıştır. İstanbul’un her tarafında bu mirastan kalma eserler görmek mümkündür. İstanbul’un Dünya başkenti olarak nitelendirilmesinin bir diğer sebebi de yaşadığı çağa damga vuran Fransız komutan Napolyon’un ağzından çıkan İstanbul’un önemini kavrayıp söylediği cümledir.

Osmanlı Devleti Neden İstanbul’u Defalarca Kuşatmıştır?

3 büyük dine ev sahipliği yapan eski adıyla Konstantinopolis, İslam dini açısından da peygamber hadislerinde adından bahsettirecek ve fethedilen komutanı övecek kadar önemli bir konuma sahiptir. Yüzyılın başlangıcında İstanbul’un etrafına sıkışıp kalan topraklarını ise yavaş yavaş adından söz ettirmeye başlayan Osmanlı’ya kaybeden imparatorluğun gücü tükenmek üzereydi. Güçsüz kalan devlet kendi bütünlüğünü ve bağımsızlığını korumak için diğer Avrupalı devletleri Osmanlı etrafında örgütlemeye çalışıyor veyahut burada da başarıya ulaşamazsa devleti içerden çökertmeye çalışıyordu. Osmanlı’nın iki yakasındaki toprakların tam ortasında kalan İstanbul’u fethetmek için Osmanlı hükümdarları şehri birçok kez kuşatmış ama başarılı olamamışlardı.

İstanbul Ne Zaman Fethedildi?

Büyümekte olan imparatorluk Ankara Savaşıyla Timur tehlikesinden kurtulamamış hükümdar 1.Beyazıt’ın Doğu’yu kasıp kavuran liderin eline esir düşmesi ile beraber dağılma sürecine girmiştir. Hükümdarsız bir döneme giren devlet hızla toparlanmayı başarmış ve de 2.Mehmet(Fatih)’in tahta gelmesiyle beraber eski gücüne kavuşmuştur. Yarım kalan İstanbul fethine tekrar yoğunlaşmıştır. Yıpratıcı bir kuşatmaya rağmen pes etmeyen Bizans her şeye rağmen savaşma yolunu seçmiş; atalarının, hiçbir zaman sonuna kadar gidemediği her seferinde bir sorunla karşılaşıp tamamlayamadıkları işi bu sefer bitirmek isteyen 2.Mehmet ise kararından vazgeçmemiştir. Fetihi gerçekleştirmek için iki tarafa hisarlar inşa edilmiş, toplar döktürülmüş, bilgi toplanmış ve daha birçok hazırlık gerçekleştirilmiştir. Aylardır kuşatılan şehir 1453 yılının mayıs ayının 29. gününde bir Salı akşamı düşmüş ve Osmanlı egemenliğine girmiştir.

Sosyal Medyada Paylaş Whatsapp Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 9 Mayıs 2020

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın